top of page

Konkordato Sürecinde Alacaklı Hakları ve İtiraz Süreçleri

  • Yazarın fotoğrafı: HGC HUKUK
    HGC HUKUK
  • 2 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Konkordato, borca batık durumda olmayan ancak mali durumu bozulan, yönetilemez kısa vadeli ağır nakit akışında darboğaz yaşayan veya çok yakın zamanda iflas tehlikesiyle karşı karşıya olan ticari borçlu şirketlerin (veya kooperatiflerin), piyasa mevcudiyetlerini sürdürebilmeleri için yetkili Asliye Ticaret Mahkemesinin kanuni denetimine ve doğrudan nihai tasdik (onay) kararına başvurması sürecidir. Bu karmaşık hukuki program sayesinde şirketler; yasal alacaklılarının belli bir asgari ve hukuki çoğunluğu ile anlaşarak borçlarının kendi lehlerine faizsiz, vadeli ve indirimli olarak yeniden programlanmasını (tenzilat veya mühlet tabanlı yapılanmasını) yasal koruma şemsiyesi altında sağlarlar. Borçlu, bu süre zarfında faizlerin durması ve icra takiplerinin askıya alınması gibi olağanüstü finansal nefes alma alanlarına sahip olur. Bu kapsamlı yeniden yapılandırma modeli, sadece borçlu kurumu acı ve mutlak bir tasfiye iflasından kurtarmakla kalmaz, aynı zamanda zorluk içindeki sermaye dünyasında iflas halinde tamamen masanın sıfır çekmesi (tahsilatın imkânsızlaşması) riskine karşın ticari alacaklıların paralarında bir miktar feragatte bulunarak belirli bir rasyonalite, faiz indirimleri ve taksitli, oranlı, makul bir planla ödemelerini tahsil edebilmelerini sistematik olarak düzenler.


Alacaklılar Kurulu ve Denetim Mekanizması


Yetkili ticaret mahkemesi tarafından bağımsız ve donanımlı uzmanlardan atanan Konkordato komiseri heyetinin tam idari (ve kimi zaman fiili) nezaretinde yürütülen geçici ve kesin mühlet aşamalarında sürecin tek taraflı ilerlememesi için Kanun, borçluya yönelik çok katı prosedürler dikkate alır. İşte tam bu safhada borç tahsilatını planlayan ancak bir türlü tahsil edememiş büyük ve küçük alacaklıların şahsi veya kurumsal menfaatlerinin çok daha dinamik ve etkin şekilde izlenmesi, borçlunun olası tüm savurgan ve kötü niyetli varlık çıkışı işlemlerinin önüne geçilmesi amacıyla mahkeme kararı ve komiserin doğrudan önerisiyle bir "Alacaklılar Kurulu" oluşturulabilmektedir. Bu özel kurul, sadece danışma birimi değil; komiseri hukuken denetleme, borçlunun işletme ve finansal varlık faaliyetleriyle alakalı detaylı ve çok yönlü rapor isteme ile gerektiğinde mahkemeden kesin mühletin kaldırılmasını (iptalini) yahut sürenin sonlandırılmasını icra etme yönündeki geniş rapor yetkilerini bizzat yetki sahasında barındırır.


İtiraz Hakları ve Yargısal Koruma


Konkordato sürecinde alacaklı hakları, sistemin bizzat kendi içinde adaleti tesis eden, güçlünün güçsüzü ezmesini önleyen ve borçlu suistimallerine engel olan sürecin içine doğrudan entegre edilmiş en temel yasal denge unsurudur. Kendi alacak kayıtlarının komiser tarafından bilerek veya bilmeyerek eksik hesaplanmasına, borçlunun mahkemeye ifşa ederek sunduğu söz konusu geri ödeme ticari projesinin nesnel finansal ve makroekonomik açıdan hiçbir şekilde uygulanabilir olmamasına (hayali bir borç ödeme takvimine) veya borçlunun kendi hısım/akraba ilişkisi olan diğer yapay alacaklı grup ve şirketleriyle girdiği muvazaalı (kötü niyetli ve sahte) şişirilmiş borç dengelerine karşı itirazlar silsilesi, yasal hak düşürücü ve kesin süreleri içerisinde doğrudan tasdik makamı hakimliklerine sunulmalıdır. Alacaklı aktörler, İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümleri kapsamında sadece yasal raporları okumakla yetinmezler; aynı zamanda borçlunun finansal bağımsız denetim raporlarının geçerliliğini ve bilanço mali tablolarının gerçekliğini şahsen denetleyebilir, en nihayetinde de nihai yasal onay oylama sürecine toplantılarda ret nitelikli olumsuz oy kullanarak tasdik kararına ve yapılandırmanın tesciline yargı boyutunda kökten itiraz ederek iptalini isteyebilirler.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page