Risk Değerlendirmesi Yapmamanın Cezası Nedir ve Nasıl İtiraz Edilir?
- HGC HUKUK

- 3 Tem 2025
- 3 dakikada okunur
Özet
İşyerinizde 6331 sayılı Kanun'a uygun bir risk değerlendirmesi yapmadıysanız, yüksek ve her ay katlanarak artan idari para cezaları ile karşılaşırsınız. Ancak, bu cezalara itiraz etme hakkınız bulunmaktadır. Cezanın tebliğinden itibaren belirli süreler içinde önce SGK İdari Para Cezası Komisyonu'na, ardından İdare Mahkemesi'ne başvurarak cezanın iptalini talep edebilirsiniz.
Giriş
İş sağlığı ve güvenliğinin temel taşı, olası tehlikeleri önceden görüp önlem almaktır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, bu amacı gerçekleştirmek için tüm işverenlere "risk değerlendirmesi yapma veya yaptırma" zorunluluğu getirmiştir. Bu, sadece bir kağıt üzerinde kalan bir belge hazırlamak değil, işyerindeki tüm riskleri aktif olarak yönetmeyi gerektiren dinamik bir süreçtir. Bu yükümlülüğü yerine getirmemek, sadece çalışanların güvenliğini tehlikeye atmakla kalmaz, aynı zamanda işverenler için ciddi mali yaptırımlara ve hukuki süreçlere yol açar. Bu rehber, risk değerlendirmesi yapmamanın sonuçlarını, kesilen cezalara karşı hangi hukuki yolları izleyebileceğinizi adım adım açıklamaktadır.
Risk Değerlendirmesi Yükümlülüğü Nedir?
Risk değerlendirmesi, işyerinde var olan veya dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşme olasılığının ve şiddetinin analiz edilmesi ve bu riskleri kontrol altına almak için gerekli tedbirlerin kararlaştırılması sürecidir. 6331 sayılı Kanun'un 10. maddesi, bu yükümlülüğü tüm işverenler için zorunlu kılar. Bu süreç, işyerinin kuruluş aşamasından başlar ve aşağıdaki temel adımları içerir:
Tehlikelerin tanımlanması
Risklerin belirlenmesi ve analizi
Risk kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması
Tüm sürecin belgelenmesi (Dokümantasyon)
Yapılan çalışmaların düzenli olarak güncellenmesi ve yenilenmesi
Risk Değerlendirmesi Yapmamanın Cezası Ne Kadar?
6331 sayılı Kanun'a uymayarak risk değerlendirmesi yapmayan veya yaptırmayan işverenlere, Kanun'un 26. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanır. Bu cezaların miktarı her yıl güncellenmekte ve ciddi rakamlara ulaşabilmektedir.
2025 yılı için öngörülen temel ceza tutarı 53.172 TL ile 159.566 TL arasında değişebilmektedir.
Ancak en kritik nokta, bu cezanın tek seferlik olmamasıdır. Yükümlülüğün yerine getirilmediği tespit edildikten sonra, aykırılığın devam ettiği her ay için ceza yeniden uygulanır. Örneğin, 159.566 TL'lik bir temel ceza, ikinci ayda 239.349 TL eklenerek katlanır. Bu "katlamalı ceza" sistemi, uyum sağlanana kadar işveren üzerinde büyük bir mali baskı oluşturur. Bu nedenle, bir ceza tebliğ edildiğinde derhal harekete geçmek hayati önem taşır.
İdari Para Cezasına Nasıl İtiraz Edilir?
Tarafınıza bir idari para cezası tebliğ edildiğinde, cezanın hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız yasal yollara başvurabilirsiniz. İşte izlemeniz gereken adımlar:
1. İlk Adım: Cezanın Tebliği ve İncelenmesi
Cezanın size tebliğ edildiği tarih, tüm itiraz sürelerinin başlangıcıdır. Tebligat belgesini ve ceza tutanağını dikkatle inceleyin. Cezanın gerekçesi, tutarı ve dayanakları doğru bir şekilde belirtilmiş mi kontrol edin.
2. Başvuru Yolları ve Süreler
SGK İdari Para Cezası Komisyonu'na İtiraz: Cezanın size tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) biriminin İdari Para Cezası Komisyonu'na bir dilekçe ile itiraz etmelisiniz. Bu, zorunlu bir idari başvuru yoludur.
İdare Mahkemesi'nde Dava Açma: Komisyon itirazınızı reddederse, bu ret kararının size tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yetkili İdare Mahkemesi'nde cezanın iptali için dava açabilirsiniz.
Önemli Not: Süreleri kaçırmak veya başvuruyu yanlış kuruma yapmak, itiraz hakkınızı tamamen kaybetmenize neden olabilir.
3. Cezayı Ödemek İtiraz Hakkını Engeller Mi?
Hayır. Cezayı ödemiş olmanız, itiraz etme veya dava açma hakkınızı ortadan kaldırmaz. Hatta, cezanın erken ödenmesi durumunda sağlanan peşin ödeme indiriminden faydalanabilir ve aynı zamanda hukuki süreci başlatabilirsiniz. Bu, hem aylık katlanan cezalardan kurtulmanızı sağlar hem de yasal haklarınızı korumanıza olanak tanır.
İtiraz İçin Hangi Gerekçeler Sunulabilir?
Savunmanızı hem usul hem de esas yönünden yapabilirsiniz. Başlıca itiraz gerekçeleri şunlardır:
Usule İlişkin Hatalar: Cezanın tebliğatının usulsüz yapılması, ceza tutanağında yasal unsurların (gerekçe, yetkili imza vb.) eksik olması.
Esasa İlişkin Savunmalar:
Risk değerlendirmesinin aslında yapılmış ve mevzuata uygun olduğunun kanıtlanması.
İşyerinin tehlike sınıfının yanlış belirlenmiş olması (bu durum ceza miktarını etkiler).
Cezaya konu fiilin aslında gerçekleşmediğinin veya işverenin kusurunun olmadığının ispatlanması.
Risk değerlendirmesi sürecinin yenilenmesini gerektiren "ramak kala olayların" bile kayıt altına alınıp değerlendirildiğini göstererek proaktif bir güvenlik kültürü oluşturulduğunu kanıtlamak, güçlü bir savunma argümanı olabilir.
İtirazınızı güçlendirmek için aşağıdaki belgeleri hazırlamanız önemlidir:
Risk değerlendirmesi dokümanı (imzalı, paraflı, tarihli).
Risk değerlendirme ekibinin toplantı tutanakları ve katılımcı listeleri.
Risk analiz tabloları, kontrol tedbirleri planları.
Çalışanlara verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitim kayıtları.
Varsa, OSGB veya uzmanlarla yapılan sözleşmeler.
Tebliğ edilen ceza tutanağı ve ödeme yapıldıysa dekontu.
Sonuç
İşyerinde kapsamlı bir risk değerlendirmesi yapmak, yasal bir zorunluluk olmasının ötesinde, güvenli bir çalışma ortamı yaratmanın ve işinizin sürdürülebilirliğini sağlamanın temelidir. Bu yükümlülüğe sahip çıkmak, olası cezalardan ve hukuki risklerden korunmanın en etkili yoludur. Bir ceza ile karşılaştığınızda, yasal süreler içinde ve uzman bir hukuki destek alarak haklarınızı aramanız faydalı olacaktır. Zira idari para cezalarına itiraz süreci, kısa başvuru süreleri, özel başvuru mercileri ve karmaşık mevzuat nedeniyle uzmanlık gerektirir.
Yorumlar